Otomatik kepenk yaptırırken en kritik adım, kulağa basit gelse de, doğru ölçü almaktır. Çünkü kepenk sistemi; kutu (başlık), lamel (kayıtlar), yan kılavuzlar, alt emniyet elemanları ve motor gibi bileşenlerin tek bir “geometri” içinde kusursuz çalışmasını ister. Birkaç milimetrelik sapma bile; kepengin sıkışmasına, yan kılavuzlardan kaçmasına, motorun zorlanmasına, hatta uzun vadede rulman ve mil aşınmasına kadar uzanan zincirleme sorunlar üretir. Bu nedenle ölçü alma süreci, “metreyi tut ve yaz” seviyesinde değil; montaj tipini belirle, tolerans yönet, yüzey sapmalarını gör seviyesinde ele alınmalıdır.
Aşağıdaki rehber, sahada en çok kullanılan montaj türlerine göre ölçü almayı, doğru ekipmanı, dikkat edilmesi gereken toleransları ve sık yapılan hataları detaylı şekilde açıklayan, WordPress metin editörüne doğrudan yapıştırılabilir bir içeriktir.
Ölçü almaya başlamadan önce ilk karar şudur: Kepenk içten montaj mı yapılacak, dıştan montaj mı, yoksa duvar arası (gömme) mi? Ölçü formülü montaj tipine göre tamamen değişir. Aynı açıklık için içten montajda “iç net ölçü” esas alınırken, dıştan montajda “duvar payı” ve yan kılavuzların oturma alanı devreye girer. Bu karar verilmeden alınan ölçüler, genellikle sipariş sonrası revizyonla sonuçlanır.
Ayrıca; kutu yerleşimi içeride mi olacak, dışarıda mı? Başlık yüksekliği (kutu ölçüsü) doğru öngörülmezse, kepenk üstte lento veya tabelaya çarpar; ya da cam/kapı boşluğunu daraltır. Ölçümün amacı sadece “eni-boyu” yazmak değil, sistemi fiziksel olarak nereye sığdıracağınızı garanti etmektir.
Sağlıklı ölçüm için ideal ekipmanlar:
Ölçümde “tek değer” yazmak yerine, genişlik için üst-orta-alt; yükseklik için sol-orta-sağ ölçüsü alın. Bunun nedeni, açıklıkların çoğunun ideal dikdörtgen olmamasıdır. Duvarlar şişkin, mermerler eğimli, doğramalar yamuk olabilir. Kepenk ise bu kusurları tolere edecek şekilde planlanmalıdır.
İçten montaj, yan kılavuzların ve kepenk perdesinin açıklığın içine oturduğu uygulamadır. Daha “gömülü” bir görüntü verir ancak ölçü hassasiyeti daha yüksektir.
Üst, orta, alt noktadan iç net genişliği ölçün. Bu üç ölçüden en küçük olan genellikle referans alınır. Çünkü kepenk sistemi en dar noktadan geçmek zorundadır. Burada kritik konu toleranstır: Duvar yüzeyi pürüzlü ise ya da kılavuzlar için düzgün oturma alanı yoksa, fazla sıkı ölçü “sürtünme ve sıkışma” doğurur. Uygulamada çoğu ekip, net ölçüden küçük bir montaj toleransı bırakmayı tercih eder; ancak bu toleransın miktarı, kılavuz tipi ve yüzey düzgünlüğüne göre değiştiği için ölçü notuna yüzey durumu mutlaka eklenmelidir.
Sol-orta-sağ yükseklik ölçün. Yükseklikte sadece “açıklık” değil, kutu ve sarım payı da önemlidir. Kepenk perdesi yukarı sarıldığında kutu içinde bir rulo oluşturur; lamel yüksekliği büyüdükçe sarım çapı değişir. Bu nedenle ölçü alırken “kutu nereye oturacak” sorusunu çözmeden yükseklik tek başına anlamlı değildir.
İçten montajda en sık atlanan nokta lento derinliği ve kutu sığma alanıdır. Kutu içeride planlanıyorsa, üstte yeterli boşluk yoksa kepenk asla doğru çalışmaz. Bu durumda ya dıştan kutu tercih edilir ya da mimari müdahale gerekir. Ölçü formuna “kutu içte/dışta” mutlaka yazılmalıdır.
Dıştan montaj, yan kılavuzların duvar yüzeyine oturtulduğu, kepengin açıklığın dışına kapandığı uygulamadır. Esnektir ve yamuk açıklıklarda daha kolay çözüm sunar.
Dıştan montajda genişlik, yalnızca açıklık ölçüsü değildir. Yan kılavuzlar duvara bindireceği için, ölçü alırken:
kontrol edilmelidir. Kılavuz yüzeye yarım oturursa, kepenk perdesi rüzgârda titreşir, kılavuz vidaları zamanla gevşer ve sistem gürültülü çalışır.
Kepenk aşağı indiğinde alt noktada zemine basma veya eşik detayını doğru okumak gerekir. Eşik üstünde kapanacaksa ölçü farklıdır; zemine basacaksa farklı. Ayrıca dıştan montajda kutu dışarıda olacağı için kutunun “üstte taşma” ihtimali, tabela veya saçak gibi elemanlarla çakışabilir. Bu yüzden ölçüm notuna üst bölgede engel var/yok bilgisi eklemek hataları azaltır.
Duvar arası uygulama, en estetik görüntüyü verir ama ölçü hatasına en az tolerans gösteren yöntemdir. Duvar arası montajda “en dar noktaya göre” çalışmak hayati önemdedir. Ayrıca yan yüzeylerin düzgünlüğü ve paralelliği kontrol edilmelidir. Eğer duvarlar paralel değilse, kepenk perdesi yukarı-aşağı hareket ederken bir tarafa sürter ve lamellerde çizilme, motor zorlanması ve zamanla ayar kaçması görülür.
Bu tip montajlarda ek olarak derinlik ölçüsü önem kazanır: Kılavuz, perde ve kutu için yeterli iç hacim yoksa, sistem ya dışarı taşar ya da hiç sığmaz. Bu nedenle gömme montaj ölçümünde “en-boy” yanında derinlik ölçüsü de not edilmelidir.
En yaygın hata budur. Üst-orta-alt ölçmeyip tek bir noktadan ölçü almak, yamuk açıklığı gözden kaçırır. Sonuç: sıkışma, kılavuzdan kaçma, gürültü.
İçten mi dıştan mı belli değilken verilen ölçü, üretimde yanlış kesime gider. Sonradan “kılavuz payı ekleyelim” demek çoğu zaman mümkün olmaz. Bu yüzden ölçüyle birlikte mutlaka montaj tipi yazılmalıdır.
Kepenk yalnızca açıklığı kapatmaz; üstte bir kutu barındırır. Kutu için alan yoksa, kepenk yukarıda bir yere çarpar ya da açıklığı daraltır. Bu hata genellikle “kepenk çalışıyor ama görüntü bozuk” veya “tam açılmıyor” şikâyetiyle döner.
Mermer denizlik, söve, dış cephe kaplaması, kepenk kılavuzunun oturduğu yüzeyi bozar. Kılavuz düzgün oturmadığında kepenk perdesi sağa-sola oynar. Ölçü alırken bu çıkıntılar fotoğraflanmalı ve not edilmelidir.
Kepenk alt lastiği zemine mi basacak, eşik üstünde mi bitecek? Bu ayrım yapılmazsa, kepenk ya zemini kazır ya da alt boşluk bırakır. Özellikle dükkân girişlerinde güvenlik ve ısı kaybı açısından kritik bir hatadır.
Otomatik kepenk “motorlu” bir sistemdir. Motorun yan kapak, taşıyıcı eleman ve kablo güzergâhı için boşluk gerekir. Ölçü alırken sadece mekanik ölçüler değil, enerji beslemesi ve motor yönü de planlanmalıdır. Aksi halde montaj sırasında kabloyu dolaştırmak için estetik ve güvenlik açısından kötü çözümler üretilir.
Aşağıdaki format, ölçülerin sahada karışmasını engeller:
Otomatik kepenk ölçüsü almak, aslında sistemin ömrünü ve kullanıcı deneyimini belirleyen “ilk mühendislik kararı”dır. Doğru montaj tipini seçmek, birden fazla noktadan ölçmek, kutu ve kılavuz paylarını hesaba katmak ve yüzey kusurlarını notlamak; hem maliyeti hem de montaj sonrası servis ihtiyacını ciddi biçimde azaltır. En iyi senaryoda doğru ölçü, kepengin sessiz, akıcı ve motoru yormadan çalışmasını sağlar; kötü senaryoda ise sürekli ayar, sürekli sürtme ve sürekli masraf demektir. Bu yüzden ölçü işini “başlangıç formalitesi” değil, projenin temel güvenlik adımı olarak görmek gerekir.