Otomatik kepenk motoru seçimi “kaç kilo çeker?” sorusundan çok daha fazlasıdır. Doğru seçim; ağırlık (yük), hız (konfor ve operasyon süresi) ve döngü (günlük aç-kapa sayısı) arasında dengeli bir mühendislik hesabıdır. Yanlış seçilmiş bir motor kısa vadede çalışıyor gibi görünse bile; aşırı ısınma, kondansatör arızası, redüktör aşınması, limit kaçırma, yay kopması veya lamel deformasyonu gibi “pahalı sürprizler” üretir. Bu içerikte, sahada işinize yarayacak şekilde; motor torkunu, hız ihtiyacını ve döngü dayanımını nasıl hesaplayacağınızı adım adım anlatıyorum.
Motor seçiminin temelinde, kepengin mil (tambur) üzerinden kaldırdığı yük vardır. Kepenk ağırlığını doğru tahmin etmek için iki yaklaşım kullanılır:
Birçok uygulamada kepenk perdesi, kullanılan lamel tipine göre metrekare başına değişen ağırlığa sahiptir. Burada kritik nokta şudur: yalnızca perde değil; yan kapaklar, kilit mekanizması, alt çıta, rüzgâr kilitleri ve olası buz/çamur yükleri de düşünülmelidir. Eğer perde m² ağırlığı elinizdeyse:
Ek donanım için sahada sık kullanılan güvenli yaklaşım: %5–%15 arası “donanım ve belirsizlik payı” eklemektir (kepenk tipine göre).
Mevcut kepenk değişiminde en sağlam yöntem; perdeyi kontrollü biçimde boşaltıp gerçek ağırlığı ölçmektir. Çünkü aynı ölçüde iki kepenk, lamel kalınlığı ve malzeme yüzünden ciddi farklı ağırlıklara sahip olabilir. Bu fark motor seçiminde bir üst sınıfa çıkmanıza neden olur ki arıza riskini dramatik azaltır.
Motorlar genellikle tork (Nm) ile sınıflandırılır. Kepenk perdesi tambura sarılırken motorun yenmesi gereken şey; ağırlığın oluşturduğu momenttir. Temel formül:
Gerekli tork (Nm) ≈ (Toplam kütle m (kg) × 9,81) × Tambur yarıçapı r (m) ÷ Verim (η) × Güvenlik katsayısı
Diyelim ki toplam yükünüz m = 120 kg, tambur çapınız r = 0,05 m. Verimi η = 0,70, güvenlik katsayısını 1,4 alalım:
Bu örnekte “kâğıt üzerindeki” ihtiyaç yaklaşık 118 Nm çıkar. Pratik seçimde en yakın üst sınıfa geçilir (örneğin 120 Nm veya bir üst seri). Bu yaklaşım, motoru sürekli “son sınırda” çalıştırıp ısı biriktirme riskini azaltır.
Hız konusu genelde yanlış anlaşılan kısımdır. “Daha hızlı = daha iyi” değildir. Aşırı hız; daha yüksek dinamik yük, sarımda dengesizlik, limit kaçırma ve özellikle ağır perdelerde daha yüksek stres demektir. Hızı belirlemek için tambur devri ile kapı hızı ilişkisinden yararlanılır:
Lineer hız (m/s) ≈ (2πr × rpm) ÷ 60
Tambur yarıçapı r = 0,05 m ve motor çıkış devri rpm = 10 ise:
Bu hızla 3 m yüksekliğindeki bir kepenk yaklaşık 3 ÷ 0,052 ≈ 58 saniyede açılır (pratikte hız kayıplarıyla biraz daha uzun olabilir). Eğer operasyon süresi işletme için kritikse rpm yükseltmek bir seçenek olsa da; ağır ve geniş perdelerde, stabilite için orta hızlar genellikle daha sağlıklıdır.
Döngü; kepengin günde kaç kez açılıp kapandığını ve motorun bir saat içinde ne kadar süre çalıştığını ifade eder. Burada iki kritik kavram var:
Bir açma işlemi 60 saniye, bir kapama işlemi 60 saniye sürüyorsa; tek çevrim ≈ 120 saniye çalışmadır. Günde 80 çevrim yapan bir dükkânda toplam motor çalışma süresi:
Bu, motorun gün içinde aralıklı da olsa ciddi bir termal yük taşıdığı anlamına gelir. Bu noktada motor datasheet’inde belirtilen intermittent duty (kesikli çalışma) kapasitesi, sargı sınıfı ve termik koruma devreleri belirleyici olur. Kısacası: Aynı ağırlığı kaldıran iki motor arasında “döngüye dayanıklı” olanı seçmek, işletme için sigorta gibidir.
Günlük kullanım yüksekse (ör. otopark, depo, yoğun mağaza), tüp motor yerine çoğu zaman sanayi tipi redüktörlü motor veya daha yüksek ısıl dayanımlı seriler daha doğru seçim olur. Çünkü sorun genellikle “çekememek” değil, ısınarak yıpranmak olur.
Motor doğru seçilse bile, aşağıdaki hatalar motoru zayıfmış gibi gösterir:
Bir iş yerinde 100 kg civarı kepenk için “sınırda” seçilen motor ilk aylarda sorunsuz çalışır. Ancak raylar hafif sıkıysa ve kullanıcı günde 60–90 çevrim yapıyorsa, motor her çalışmada ısı biriktirir. Bir süre sonra motor, özellikle yazın, termik korumaya girer veya kondansatör zayıflar; kapı yarıda kalır. Bu tablo genelde “motor küçük” gibi görünse de kök sebep çoğu zaman verim kaybı + yetersiz güvenlik payı + yüksek döngü birleşimidir. Çözüm; bir üst tork sınıfına geçmek, ray hizasını düzeltmek ve besleme hattını güçlendirmektir. Yani mesele sadece motor değil, sistem tasarımıdır.
Motor seçimi üç ayaklı bir taburedir: ağırlık doğru ölçülmezse, hız yanlış seçilirse veya döngü küçümsenirse tabure devrilir. En güvenli yaklaşım; torku formülle hesaplayıp bir üst sınıfa çıkmak, hızı kullanım senaryosuna göre orta-istikrarlı seçmek ve döngüsü yüksek işletmelerde termal dayanımı güçlü serilere yönelmektir. Bu sayede kepenk; daha sessiz, daha stabil ve uzun ömürlü çalışır.