Otomatik kepenk motoru satın alırken fiyat etiketine bakıp geçmek kolaydır; ancak fiyatı belirleyen dinamikler çoğu zaman motorun “kaç kilo çeker” sorusunun çok ötesine uzanır. Bir kepenk motorunun maliyeti; güç, tork ve garanti gibi temel parametrelerin yanında, kullanım döngüsü, motor tipi, kontrol kartı, emniyet bileşenleri, montaj altyapısı ve hatta servis ağı gibi unsurlarla şekillenir. Bu rehber, satın alma sürecinde “ucuz görünenin” toplam sahip olma maliyetinde nasıl pahalıya dönebileceğini, teknik ve pratik açıdan netleştirmek için hazırlandı.
Güç (çoğunlukla Watt cinsinden ifade edilir), motorun belirli bir işi ne hızla ve hangi koşullarda yapabileceğini anlatan temel bir göstergedir. Fiyatı etkiler, çünkü daha yüksek güç genellikle:
Yanlış bir refleks şudur: “Ne kadar güçlü, o kadar iyi.” Oysa gereğinden yüksek güç seçimi, ilk satın alma maliyetini artırdığı gibi, uygun olmayan mekanik sistemlerde gereksiz stres ve daha fazla sürtünme kaynaklı aşınma doğurabilir. Doğru yaklaşım; kepenk ağırlığı, lamel tipi, mil çapı, tambur sarım oranı ve günlük aç-kapa sayısı gibi verilerle güç ihtiyacını hesaplayıp, makul bir emniyet payı bırakmaktır.
Otomatik kepenk motorlarında fiyatı en sert etkileyen parametrelerin başında tork (Nm) gelir. Çünkü tork; motorun mil üzerinde uyguladığı döndürme kuvvetini ifade eder ve “kepenği kaldırma” işinin gerçek dünyadaki karşılığıdır. Daha yüksek tork için genellikle:
Gereğinden yüksek tork seçimi sadece motoru pahalılaştırmakla kalmaz; kepenk sisteminde raylar, kılavuzlar, rulmanlar ve bağlantı elemanları üzerinde de ekstra yük oluşturur. Bu da zaman içinde ses, titreşim ve ayarsızlık sorunlarını artırabilir. İyi bir keşif ve doğru hesap, hem ilk yatırımı hem de sonraki bakım masrafını azaltır.
Garanti konusu genellikle “kaç yıl” diye sorulur; oysa fiyatı etkileyen esas şey kapsam ve servis modelidir. Aynı süreye sahip iki garanti, farklı maliyet dinamikleri yaratabilir. Fiyatı artıran başlıklar şunlardır:
Uzun ve kapsamlı garanti, üreticinin (veya ithalatçının) arıza riskini fiyat içine dağıtması demektir. Bu yüzden iyi garanti çoğu zaman daha pahalı görünür; ancak arıza halinde oluşabilecek iş kaybı, acil servis ücreti ve parça maliyeti düşünüldüğünde toplam maliyeti aşağı çekebilir.
Motor tipi, fiyat bandını doğrudan belirler. Tüp motor çözümleri genellikle daha kompakt ve belirli ağırlık aralıkları için ekonomik olabilirken; sanayi tipi motorlar yüksek döngü, ağır yük ve yoğun kullanım için tasarlanır. Sanayi tipinde fiyatı artıran unsurlar:
Bir motorun “kaç dakika çalışır, kaç dakika dinlenir” parametresi fiyatı etkiler. Yüksek döngüye uygun motorlar; daha iyi sargı izolasyonu, termik koruma, rulman kalitesi ve redüktör dayanımı gerektirdiğinden daha pahalıdır. Özellikle market, depo, otopark gibi gün içinde sık kullanılan kepenklerde düşük döngülü motor seçmek, kısa sürede ısınma kaynaklı arıza riskini büyütür.
Motorun “beyni” sayılan kontrol kartı, fiyatı görünmez biçimde etkiler. Basit kartlar yalnızca yukarı-aşağı komutunu yönetirken, daha gelişmiş kartlarda şu özellikler maliyeti artırabilir:
Fiyatın bir kısmı motorun kendisi değil, güvenli çalışmayı sağlayan ekosistemdir. Emniyet fotoseli, kurtarma sistemi, mekanik kilit, limit anahtarları ve doğru sigorta-topraklama altyapısı toplam maliyeti belirgin biçimde etkiler. Daha güvenli kurulum; daha fazla bileşen, daha fazla mühendislik ve çoğu zaman daha yüksek ürün kalitesi demektir.
Aynı teknik değerlere yakın iki motor arasında fiyat farkı doğmasının en yaygın sebeplerinden biri servis ağı ve yedek parça erişimidir. Yaygın servis ağı; hızlı çözüm, daha az iş kaybı ve daha öngörülebilir bakım maliyeti sağlar. Bu, ürün fiyatına “görünmez” bir değer olarak yansır. Ayrıca markanın kalite kontrol süreci, üretim standardı ve hata oranı da fiyatı etkiler.
Yoğun kullanılan bir işletmede (örneğin gün içinde onlarca kez aç-kapa yapılan bir girişte) düşük döngülü, sınıra yakın torklu bir motor seçildiğini düşünelim. İlk aylar sorunsuz gibi görünür; fakat zaman içinde ısınma artar, kontrol kartı daha sık termik korumaya girer, kepenk yarıda kalır. Bu durumda işletme:
Bu senaryo, “ilk satın alma fiyatı” ile “toplam sahip olma maliyeti” arasındaki farkı net gösterir. Doğru tork ve doğru görev çevrimi seçimi, çoğu zaman uzun vadede daha ekonomiktir.
Önümüzdeki dönemde otomatik kepenk motorlarında fiyatları etkileyebilecek trendler şöyle özetlenebilir:
Otomatik kepenk motor fiyatını belirleyen çekirdek üçlü güç, tork ve garanti olsa da, gerçek maliyet resmini kullanım döngüsü, kontrol sistemi, emniyet bileşenleri ve servis/yedek parça gibi faktörler tamamlar. En iyi seçim; kepengin fiziksel ölçülerine, kullanım yoğunluğuna ve işletme risklerine göre doğru sınıfta motoru, doğru altyapıyla eşleştirmektir. Böylece hem arıza olasılığı azalır hem de sistem uzun yıllar stabil çalışır.