Otomatik kepenklerde limit ayarı (üst ve alt durma noktası), sistemin hem güvenli hem de uzun ömürlü çalışmasının temelidir. Limit doğru ayarlanmadığında kepenk fazla yukarı sarıp kasaya vurabilir, fazla aşağı inip zemine yük bindirebilir ya da en can sıkıcı senaryo olarak yukarı-aşağı stop (durması gereken yerde durmama / yanlış yerde durma / arada durup tekrar hareket etme) sorunları ortaya çıkabilir. Bu yazıda limit ayarının mantığını, yaygın motor tiplerine göre nasıl yapıldığını ve stop problemlerinin kök nedenlerini sahada uygulanabilir bir yaklaşımla ele alıyoruz.
Limit ayarı, kepenk perdesinin (lamel) motor tarafından sürülürken hangi noktada duracağını belirleyen sınır değerleridir. Temelde iki kritik nokta vardır:
Limit ayarı; motor içinde mekanik kam ve mikroşalter ile, kontrol kartında öğrenme (learning) ile ya da enkoder (darbe sayımı) ile sağlanabilir. Hangi sistemin kullanıldığı, “ayarın nasıl yapılacağını” kökten değiştirir.
Birçok dükkan kepenginde bulunan tüp motor içinde iki adet ayar vidası bulunur. Bunlar genellikle UP/DOWN veya ok sembolleriyle işaretlenir. Mantık basittir: Her vida bir mikroşalteri tetikleyen “kam” pozisyonunu değiştirir ve motorun o yöndeki durma noktasını kaydırır.
Bazı sistemlerde motor, limitleri mekanik vidalarla değil; kontrol kartındaki öğrenme modu ile hafızaya alır. Bu yapı özellikle alıcı kart ve kumanda entegrasyonu güçlü olan uygulamalarda görülür.
Enkoderli yapılarda motorun dönüşü bir sensörle sayılır; kontrol kartı belirli bir darbe sayısında durur. Avantajı hassasiyettir; dezavantajı ise perde kaçırması, mil kayması veya geri kaçma gibi mekanik sorunlarda limitin “şaşmasıdır”.
Aşağıdaki yöntem, sahada en sık karşılaşılan mekanik limitli tüp motor içindir. Marka/model farkına göre vida yönleri değişebilir; amaç aynı: durma noktasını küçük adımlarla yakalamak.
Limit ayarının “tamam” sayılması için minimum 5-10 döngü test önerilir. Çünkü bazı arızalar ilk harekette değil, motor ısındığında veya perde gerilim kazandığında ortaya çıkar. Testlerde şu sinyallere bakın:
Karttan öğrenmeli sistemlerde süreç çoğunlukla şu mantıkla çalışır: Kart, “öğrenme” modunda kepengi bir kez alt limite, bir kez üst limite götürür ve bu noktaları hafızaya alır. Uygulamada tipik akış şöyledir:
Bu sistemlerde “yukarı-aşağı stop” sorunu yaşanıyorsa, çoğu zaman tek çözüm limitleri sıfırlayıp yeniden öğretmek değildir. Asıl mesele, kartın doğru saydığı hareketin mekanik tarafta doğru “gerçekleşmesidir”. Eğer perde mil üzerinde kaçırıyorsa veya yataklarda sürtünme varsa, kart doğru komutu verse bile fiziksel sonuç tutmaz.
Kepenk yukarı giderken kasaya vuruyor, aşağıda zemine bastırıyor ya da her seferinde farklı yerde duruyorsa; ilk şüpheli yanlış limit veya limit mekanizmasının gevşemesidir. Özellikle titreşimli ortamlarda (sanayi bölgeleri, yoğun trafik) mekanik ayar noktaları zamanla kayabilir.
Kılavuzların eğri olması, lamel uçlarının kırılması, kılavuz içine taş/vida sıkışması gibi durumlar motoru zorlar. Motor zorlandığında bazı sistemlerde aşırı akım koruması devreye girer ve motor “erken stop” yapar. Bu durumda siz limit ayarladığınızı sanırsınız; gerçekte motor kendini koruyordur.
Tüp motorların önemli bir kısmı tek faz çalışır ve kalkış için kondansatör kullanır. Kondansatör zayıfladığında motor özellikle bir yönde zor kalkar, yavaşlar, ısınır ve termik korumaya girerek stop yapabilir. Belirti: Kepenk bir süre çalışıp sonra durur, soğuyunca tekrar çalışır.
Enkoderli sistemlerde darbe sinyali kesilirse kart “nerede olduğunu” kaybeder. Sonuç: Kepenk ya erken durur ya da hiç durmayıp limit dışına çıkar. Kablo ek yerleri, gevşek klemensler, nemli ortamlarda oksitlenme bu hatayı tetikleyebilir.
Fotosel veya emniyet lastiği devreleri yanlış bağlandığında kart “engel var” algısı ile aşağı hareketi durdurabilir ya da ters yönde çalıştırabilir. Bu, kullanıcı tarafından “stop arızası” gibi algılanır. Doğru teşhis için emniyet girişlerinin kart üzerindeki klemensleri kontrol edilir; gerekiyorsa test amaçlı doğru şekilde by-pass edilip (güvenlik prosedürleriyle) davranış gözlemlenir.
Tipik bir senaryoda kepenk ustaya “üstte durmuyor” şikayetiyle gelir. İlk refleks üst limiti kısmaktır; fakat sahada sık görülen kök neden şu olabilir: Perdeyi taşıyan milde gevşek sarım vardır ve perde yukarı çıkarken mil üzerinde “kayarak” fazladan tur atıyormuş gibi görünür. Usta sadece limiti kısarsa, bu kez kepenk tam açılmadan durmaya başlayabilir. Doğru yaklaşım:
Yeni nesil otomatik kepenk sistemleri, klasik vidalı limitten mutlak konum algılayan enkoderlere ve yazılım tabanlı kontrolcülere evriliyor. Soft-start/soft-stop (yumuşak kalkış/yumuşak duruş) motor ve mekanik aksam üzerindeki darbeyi azaltırken, IoT tabanlı izleme ile motor akımı, sıcaklık ve döngü sayısı takip edilerek arıza daha oluşmadan bakım planlanabiliyor. Bu yaklaşım özellikle çok şubeli işletmelerde “kepenk kapandı açılmıyor” gibi operasyonel krizleri ciddi şekilde azaltır.
Otomatik kepenklerde limit ayarı, tek başına bir “vida çevirme” işi değildir; doğru sonuç için mekanik sürtünme, motor sağlığı, emniyet devreleri ve kontrol kartı birlikte değerlendirilmelidir. Eğer kepenk bir gün doğru yerde durup ertesi gün şaşıyorsa, sorun çoğunlukla limitten değil mekanik kaçırma veya elektriksel zayıflama kaynaklıdır. Sağlam teşhis + kontrollü ayar ile hem motor ömrü uzar hem de kullanıcı güvenliği artar.