Otomatik kepenklerde “bakım ücreti” aslında tek bir rakam değildir; kepengin tipi, motor sınıfı, kullanım yoğunluğu, servisin kapsamı ve en önemlisi “sadece temizlik-yağlama mı, yoksa ölçüm/test ve raporlama da var mı?” gibi detaylar toplam maliyeti belirler. Aynı işletme, iki farklı servis sağlayıcıdan çok farklı fiyat duyabilir; çünkü biri sadece yüzeysel bir kontrol yaparken diğeri tork, akım, limit, emniyet fotoseli ve elektriksel güvenliği ölçerek kayıt altına alıyor olabilir.
Bu rehberde; hangi bakım paketinin neyi kapsadığını, 2025 Türkiye piyasasında görülen tipik fiyat aralıklarını ve teklifleri karşılaştırırken dikkat edilmesi gereken teknik kriterleri netleştireceğiz. Amaç basit: “ucuz görünen” bakımın ileride pahalı arızaya dönüşmesini engellemek ve servis sağlayıcıdan ölçülebilir bir hizmet satın almak.
Koruyucu bakım; kepenk çalışıyorken yapılan önleyici işlemlerdir. Tipik içerik: temizlik, ray ve tambur bölgesinin kontrolü, bağlantıların sıkılığı, yağlama, limit ayarı doğrulaması, emniyet elemanlarının testi, motor ve kumanda panosu genel kontrolü. Buradaki hedef “arıza çıkınca gelmek” değil, arıza çıkmadan önce riskleri azaltmaktır.
Kepenk yarıda kalıyorsa, sigorta attırıyorsa, ses yapıyorsa veya açılmıyorsa devreye girer. Bu senaryoda ücret; arıza tespiti + işçilik + yedek parça olarak ilerler. Bu yüzden “bakım ücreti” ile “tamir ücreti”ni kıyaslamak doğru olmaz; tamirde çoğu zaman parça maliyeti baskındır.
Özellikle endüstriyel kapı/kepenk sınıfında, işletmeler “bakım yaptırdım” demekle yetinmemelidir. Bazı tesislerde yıllık periyodik kontrol zorunluluğu gündeme gelir ve bu kontrol; yetkin kişi/kuruluş, kayıt ve raporlama süreçlerini içerir. Burada bakım ekibi ile muayene ekibi aynı firma da olabilir, ayrı da olabilir. Kritik nokta: kontrol raporu ve uygunluk değerlendirmesi bakımın bir üst katmanı gibi çalışır.
Aşağıdaki aralıklar Türkiye genelinde karşılaşılan pratik bandı anlatır. Şehir (İstanbul/İzmir/Ankara), erişim zorluğu, kepenk adedi, kepenk boyutu ve servis sözleşmesi olup olmaması fiyatı ciddi oynatır. En sağlıklı yaklaşım; “tek rakam” yerine paket bazlı düşünmektir.
Tüp motorlu hafif sistemlerde bakım daha hızlıyken; sanayi tipi motor, yüksek tork, büyük tambur ve ağır lamel yapısı süreyi uzatır. Ağır kepenklerde küçük bir sürtünme bile motor akımını artırır; bu da ısınma, termik atma ve kart arızasına giden zinciri tetikleyebilir.
Günde 5 çevrim yapan kepenk ile günde 80 çevrim yapan kepenk aynı yaşta olsa bile aynı yıpranma seviyesinde değildir. Profesyonel bakım yaklaşımı; “takvim yaşı” kadar çalışma döngüsü ve yük profili ile ilgilenir. Bu yüzden yoğun kullanımda 6 aylık bakım, düşük kullanımda yıllık bakım mantıklı olabilir.
Emniyet fotoseli, pnömatik/optik kenar emniyeti veya hareket alanı güvenlik ekipmanları bakımı hem daha kritiktir hem de daha fazla test gerektirir. Bu donanımlar “var ama çalışmıyor” durumunda, işletme için gerçek bir risk kaynağıdır.
Gevşek klemens, oksitli bağlantı, yetersiz kablo kesiti veya uygunsuz sigorta seçimi bakımda sık karşılaşılan kök nedenlerdendir. İyi bir bakım; sadece mekanik yağlama değil, elektriksel güvenliğin de “en azından temel seviyede” kontrolüdür. Bu noktada servis sağlayıcının yetkinliği ve ölçüm yaklaşımı fiyatı etkiler.
Ray içine rastgele yağ sıkmak kısa vadede sesi azaltır ama uzun vadede toz tutup macunlaşarak sürtünmeyi artırabilir. Profesyonel ekipler; ortamın tozluluğuna göre kuru film (PTFE) veya uygun viskoziteli ürünleri seçer, yağlamayı “az ama doğru” uygular. Bu detay, ucuz bakımı kaliteli bakımdan ayıran ince ama pahalı bir çizgidir.
Senaryo: Orta ölçekli bir işletmede, kepenk günde ortalama 40 çevrim yapıyor. Rayda bir noktada sürtünme oluşuyor, lamel hizası bozulmaya başlıyor. Temel bakım ile 6 ayda bir kontrol edilseydi; ray ayarı + temizlik + doğru yağlama ile sorun büyümeden çözülürdü.
Bakım ertelendiğinde ise sürtünme motor akımını artırır, motor daha sıcak çalışır, termik koruma devreye girer, kepenk yarıda kalır. İşletme önce acil servis çağırır, sonra muhtemelen limit ayarı ve mekanik düzeltme gerekir, en kötü senaryoda motor/kart bile etkilenir. Buradaki ders: Bakım ücreti “gider” değil, çoğu zaman arıza bütçesini küçülten sigorta gibidir.
Tek lokasyon ve düşük yoğunlukta kullanımda makul olabilir. Ancak her bakımda farklı ekip geliyorsa, geçmiş kayıtlar zayıf kalır.
Çoklu şube, AVM mağazası, depo kapıları gibi yerlerde avantajlıdır. İyi sözleşme; yanıt süresi, yılda kaç planlı ziyaret, hangi parçaların dahil olduğu ve raporlama standardı gibi maddeleri net yazar. Ayrıca sözleşme, işletme içinde “kepenkler için bakım takvimi” disiplinini oluşturur.
Bakım dünyası da dijitalleşiyor. Yeni nesil sistemlerde akım izleme, termal davranış ve bazı kontrol kartlarında hata kayıtları üzerinden “arıza olmadan önce uyarı” üretmek mümkün. Kurumsal işletmeler, klasik “usta gelsin baksın” yaklaşımından çıkıp; kayıtlı, ölçümlü, raporlu bakım modeline geçiyor. Bu da bakım ücretlerini sadece “işçilik” değil, veri ve süreç olarak yeniden tanımlıyor.
1. Bakım ile tamir arasındaki fiyat farkı neden bu kadar büyük?
Çünkü tamirde çoğu zaman parça ve acil müdahale maliyeti devreye girer; bakım ise planlı ve önleyicidir.
2. Yağlama yaptırdım, yine ses var. Normal mi?
Sesin kaynağı yağsızlık olmayabilir. ray hizası, rulman, lamel sürtmesi veya mil kaçıklığı gibi mekanik sebepler de incelenmelidir.
3. Yılda bir bakım yeterli mi?
Düşük çevrimde evet; yoğun kullanımda 6 ayda bir bakım daha güvenlidir. Ölçüt: çevrim sayısı ve çalışma ortamı (toz, nem, darbe riski).
4. Bakımda parça değişimi şart mı?
Her bakımda değil. Ancak bazı parçalar “arıza çıkarmadan önce” değiştirildiğinde toplam maliyet düşer.
5. Servis formu/rapor istemek abartı mı?
Hayır. Rapor, bir sonraki bakımda kıyas yapmanızı sağlar ve kaliteyi ölçülebilir kılar.
6. Endüstriyel kepenklerde bakımın yanında muayene gerekir mi?
Birçok işletmede periyodik kontrol yaklaşımı gerekir; özellikle iş güvenliği bakışında rapor ve uygunluk değerlendirmesi önem kazanır.
7. Teklif alırken tek cümlede ne sormalıyım?
“Bu fiyatın içinde hangi testler, hangi sarflar ve hangi raporlama var; parça gerekiyorsa nasıl fiyatlanır?” sorusu en net filtredir.