Bariyer sistemleri, elektromekanik motorlarla çalışan ve geçiş kontrolünü sağlayan güvenlik donanımlarıdır. Genellikle otomatik kontrol üniteleriyle entegre çalışarak uzaktan yönetilebilir. Hızlı tepki süresi ve yoğun kullanımda dahi dayanıklılığıyla öne çıkar. Hem yer altı hem yer üstü montaj opsiyonlarına sahiptir.
Öne Çıkan Teknik Özellikler:
– Elektromekanik motor sistemi
– 2 ila 6 saniye arası açılma süresi
– Uzaktan kumanda ve plaka tanıma entegrasyonu
– IP55 su ve toz koruma sertifikası
– Yoğun kullanıma uygun mekanik yapı
– Acil durumlarda manuel kullanım seçeneği
Bariyer sistemleri, farklı kol uzunlukları ile her türlü geçiş alanına uygun hale getirilebilir ve tercihe göre LED aydınlatmalı kollarla desteklenebilir. Entegre edilebilen plaka tanıma sistemleri, kartlı geçiş üniteleri ya da HGS-OGS okuyucular ile tam otomatik bir geçiş altyapısı kurmak mümkündür. Sessiz çalışma özelliği ve düşük enerji tüketimi ile çevreye duyarlı bir kullanım sunar. Yüksek sıcaklık, nem veya dış hava koşullarına karşı dayanıklı malzemelerle üretilerek, uzun ömürlü ve sorunsuz bir performans sağlar. Farklı renk ve kaplama seçenekleri ile kurumsal kimliğe uyum sağlar. Ayrıca, bariyer kontrol sistemleri mobil cihazlar üzerinden yönetilebilmekte ve gerçek zamanlı erişim logları tutulabilmektedir.
Motorlu bariyer sistemleri, araç giriş-çıkışlarının kontrol altına alınması gereken alanlarda kullanılan, yukarı-aşağı yönlü çalışan elektromekanik güvenlik sistemleridir. Bu sistemler; otoparklar, site girişleri, kamu binaları, fabrika alanları, AVM’ler, hastaneler, üniversiteler, havaalanları ve sınır geçiş noktaları gibi yoğun trafik akışının olduğu alanlarda tercih edilmektedir. Temel amacı, yetkisiz araç geçişlerini engellemek ve trafiği düzenli hale getirmektir. Otomasyonla desteklenen bariyer sistemleri, güvenlik protokollerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.
Yukarı-aşağı açılır motorlu bariyer sistemleri, genellikle alüminyum veya çelikten üretilen bir bariyer kolu, bu kolu hareket ettiren motor ünitesi ve kontrol panosundan oluşur. Kol uzunluğu genellikle 3 metreden 6 metreye kadar değişir; bazı özel projelerde ise 8 metreye kadar kol uzunluğu tercih edilebilir. Bariyer kolu, motorun tahrik gücüyle dikey eksende yukarıya kalkar ve belirlenen süre sonunda otomatik olarak kapanır.
Sistemin çalışma prensibi elektromekanik ya da elektrohidrolik olabilir. Elektromekanik bariyer sistemlerinde motor ve dişli mekanizması kullanılırken, elektrohidrolik sistemlerde sıvı basıncı ile çalışan piston mekanizması görev yapar. Elektromekanik sistemler daha yaygın olmakla birlikte, elektrohidrolik bariyerler daha sessiz ve yüksek yoğunluklu kullanıma uygun çözümler sunar.
Motorlu bariyer sistemlerinde kullanılan motorlar, genellikle 24V DC ya da 230V AC gerilimle çalışır. Yoğun trafiğe sahip alanlarda tercih edilen DC motorlar, düşük enerji tüketimi ve yedek akü ile kesintisiz çalışma avantajı sunar. Saatte ortalama 1000 açma-kapama döngüsüne kadar dayanabilen yüksek performanslı modeller, 7/24 kesintisiz kullanım için özel olarak üretilmiştir.
Motorlar, IP55 ya da IP65 koruma sınıfında olup toz, yağmur ve dış ortam etkilerine karşı korumalıdır. Ayrıca -20°C ile +55°C arasındaki sıcaklık aralıklarında sorunsuz çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Gelişmiş modellerde açılma hızı ayarlanabilir (genellikle 1,5 – 6 saniye arasında), böylece farklı güvenlik senaryolarına göre hız optimize edilebilir. Kapanma sırasında çarpma önleyici özellikler ile sistem güvenli bir duruş gerçekleştirir.
Bariyer sistemleri, çeşitli kontrol teknolojileriyle desteklenerek çok yönlü erişim yönetimi sunar. Temel kontrol seçenekleri arasında uzaktan kumanda, RFID kart okuyucu, plaka tanıma sistemleri (ANPR), butonlu sistemler, jeton mekanizmaları, loop dedektör (araç algılama), otomatik geçiş sistemleri (OGS/HGS) ve mobil uygulama entegrasyonları yer alır.
Otomasyon altyapısına entegre edilebilen modeller, bina yönetim sistemlerine bağlanabilir ve merkezi kontrolle yönetilebilir. Gelişmiş bariyer sistemleri, geçiş verilerini loglayabilir, kullanıcı bazlı raporlama yapabilir ve alarm durumlarında acil açılma/kapanma komutu gönderebilir. Plaka tanıma entegresi ile otomatik tanımlı araçlar sistemden geçiş yaparken yetkisiz araçlar bariyer tarafından bloke edilir.
Motorlu bariyer sistemlerinde güvenlik, hem araç hem de yaya trafiği açısından öncelikli bir konudur. Bu nedenle sistemler, gelişmiş güvenlik sensörleri ile donatılmaktadır. Fotosel sensörler, bariyer kolunun hareket alanında bir araç veya insan bulunduğunu algıladığında hareketi otomatik olarak durdurur ya da ters yönde çalıştırır. Bu sayede çarpma ve sıkışmalar önlenir.
Ayrıca, kol altına entegre edilen LED uyarı lambaları sayesinde gece görüşü ve yönlendirme sağlanır. Opsiyonel olarak bariyer koluna kauçuk şerit veya reflektif bant eklenerek fiziksel temas anında hasar azaltılır. Emniyet sistemleri kapsamında manuel açılma kolu, acil durum butonu ve otomatik serbest bırakma sistemleri ile elektrik kesintisi veya yangın gibi olağanüstü durumlarda bariyer manuel kontrolle devre dışı bırakılabilir.
Bariyer kolu ve kasası dış mekâna uygun olarak paslanmaz çelik, galvanizli sac ya da alüminyumdan üretilir. Elektrostatik boya kaplama sayesinde UV ışınlarına, yoğun yağışa ve kimyasallara karşı maksimum dayanıklılık sağlanır. Yüksek kaliteli dişli ve yatak sistemleri ile güç kaybı minimize edilirken, uzun ömürlü ve sessiz bir çalışma elde edilir.
Dış ortam koşullarında estetik görünümünü koruyan bariyer sistemleri, mimari tasarımla da bütünlük sağlar. Kurumsal projelerde, marka logosu veya özel tasarım şeritlerle özelleştirme yapılabilmektedir. Aynı zamanda kaplama rengi ve malzeme tercihi ile kurumsal kimliğe uygun çözümler üretilebilir.
Bariyer sistemlerinin kurulumunda, zemin hazırlığı, enerji bağlantısı ve otomasyon sistemleriyle entegrasyon dikkatle planlanmalıdır. Bariyerin doğru pozisyonda monte edilmesi, sistemin performansını ve güvenliğini doğrudan etkiler. Kurulum sonrasında, sistem testleri yapılarak açılma hızı, sensör tepkimesi ve kontrol ünitesi kalibrasyonu tamamlanır.
Periyodik bakım kapsamında motor performansı, fotosel temizliği, kol bağlantı noktaları, yazılım güncellemeleri ve mekanik parçaların kontrolü yapılmalıdır. Bu sayede sistemin kullanım ömrü uzatılır ve ani arızaların önüne geçilir. Yedek parça temini ve teknik servis hizmetleriyle desteklenen sistemler, uzun vadeli yatırımlar için güvenli bir tercih sunar.